Sıklıkla karşımıza çıkan kavramlardan bir tanesi olan kdv’yi, bu yazımızda derinlemesine inceleyeceğiz ve merak edilen sorulara cevap vermeye çalışacağız. Genel olarak tüketicilerden alınan bir vergi türü olan ve açılımı katma değer vergisine tekabül eden kdv’nin nasıl ortaya çıktığı ve amacının ne olduğunu bir bakalım.

Kdv’ye kısaca bir tanımlama yapacak olursak, herhangi bir malı ve ürünü satanların, bu ürünü belli bir ücret ödeyerek elde eden kişilerden aldığı bir vergidir. Az önce kdv’nin açılımından da anlayacağınız üzere, “katma değer ” vurgusu, bu verginin neden alındığına dair ipuçlarını bizlere sunuyor. Bu vergi oranları genel olarak üretimden tüketime kadar geçen zaman içerisinde ilgili ürünün aldığı katma değer üzerinden hesaplanır.

Üretici ya da satıcı kdv oranını tüketiciye yansıttıktan sonra, kdv tutarını vergi matrahlarından düşebilmektedirler. Bu da üretici ve tüketicilerin daha az vergi ödemesi ile sonuçlanır.

Bu vergi türü 1984 yılında ortaya konulan 3065 sayılı kanuna göre günümüzde uygulanmaya devam etmektedir. Biraz önce de belirttiğimiz gibi tüketicilere yansıtılan bir vergi türüdür.

Hesaplanan KDV Neyi İfade Etmektedir ?

Bir üretici ya da satıcı malını teslim ederken bir fatura düzenlerler. Bu fatura üzerinde hem malın ücreti hem de kdv tutarı yer almaktadır. İşte bu kdv tutarı tam olarak hesaplanan kdv’yi ifade eder. Bir malın ücreti üzerinden belli bir oran ile hesaplanarak bulunan bu tutarı, buradaki hesaplama aracı ile siz de kdv tutarını hesaplayabilirsiniz.

Kdv neredeyse tüm ürünlerden alınan bir vergi türüdür. Ekonominin kötü gittiği zamanlarda, sizlerin de haberlerde duyacağınız üzere zaman zaman kdv indirimleri uygulanır. Bazı zamanlarda ise “sıfır”a kadar oran indirilir. Bunun sebebi ise tüketicileri mal alımına teşvik edip, ekonomiyi biraz da olsa canlandırmaktır.