Yaşadığımız coğrafya zor bir coğrafya. Etrafımızda olan bitene kayıtsız kalmak mümkün değil. Terör, kadın cinayetleri, tecavüzler, hırsızlıklar, evlerini geride bırakmak zorunda kalmış mülteciler…

Hiçbir şeyi takmam ben yoluma bakarım diyen adam bile ne oluyor yahu nereye gidiyoruz demeye başladıysa eğer bir şeyler gerçekten kötü gidiyor demektir. Peki bu durumda neler yapmalıyız? Kendimizi kötü düşüncelere ve strese teslim etmek ve gelecek adına umutsuz olmak yapılacak en kötü şeydir.

Dünyada İyilerden Fazla Kötüler Var

Bunun farkında olmak önemli. Bu teslimiyetçi bir yaklaşım değil. Gerçekçi bir yaklaşım. Sun Tzu’ da şöyle bir söz vardır: “İnsanlar bir kez birleştiler mi, cesurlar tek başlarına ilerleyemez, korkaklar ise tek başlarına geri çekilemezler.” O kadar çok kitleci hareket eder hale geldi ki toplum kendi içimizde binlerce parçaya bölündük. Bir olmayı unuttuk, biz olmayı unuttuk. Kötüler için bu bulunmaz nimettir. Bölünmüş parçalar daha kolay yutulur.

Kayıtsız Kalmayın

Dünyayı değiştirmek kolay değil. Ancak çevrenizdekileri bilinçlendirmek sizi göreviniz. Ayrıca yaşınıza ve  tecrübenize göre onlara umut aşılamak ve hedeflerinde giden yolda kamçılamakta sizin göreviniz. Bu bir davranıştır böyle davranışlar moral ve motivasyon verir. Bu aralar en çok ihtiyacımız olan şey de bu.

Geleceğe Umutla Bakın

Bunun için ilk yapmanız gereken şey kafanızdaki olumsuz düşünceleri yok etmek ve onlara fırsat vermemek. Kafanızın içinde olumsuz düşünceler birikmişken olumlu düşünceler barınabilir mi sanıyorsunuz? Hayallerinizin peşinden gidin yeni planlar yapın. Bu özelliğinizi hiç kaybetmeyin. Beklentileriniz gerçekleşmediğinde yenilerini yerine koyun.

Tedirgin Hissetmek ve Bu Duyguyu Atamamak

Aslında en önemlisi bu, baktığınızda bir şeylerin ters gittiğini görüyorsunuz ama biçare olan oluyor. Ülkemizin geçtiği bu zor dönemde bir yurttaş olarak iyi hissetmek gerçekten zor hele ki bugünlerde. Oysa ki Atatürk gibi bir dehadan sonra yükselen bir hızla gelişmeler devam etmesi gerekirken hep aynı şeyleri tartışılmış hep aynı zihniyetlerin farklı oyuncuları hüküm sürmüş, halktan hep uzaklaşılmış. İyi şeyler yapılmış ama hep hatalar daha fazla, yanlış daha çok…

Olayı siyasi olarak ya da kişiler üzerinde değil genel bir çerçevede değerlendirelim. Hayat pahalılığı, gelişmeler 10 yıl önceki ile hemen hemen aynı milim ilerleme ve sonuçsuz girişimler… İşin kötüsü şimdi savaşlar ve nefret öğeleri kazanmış gibi görüyor. Jeopolitik olarak zor bir konumda olmamız ve dış politikanın kötü yönetilmesi de her şeyi daha derinleştiriyor.

Tüm bunları düşünmeden ya da aldırış etmeden hayata devam etmek zor. Ancak tarihe bakarsak özellikle çok güçlü bir halka sahibiz. Çok yoruldu, halk çok yıpratıldı, kandırıldı. Ama yeri geldiğinde küllerinden her zaman doğmuştur. Tabi bu durum her şey daha da kötüye gidecek gibi algılanmasın. Umutlu bakmaya ve iyi düşünmeye devam etmeliyiz. Çeşitli olumsuz duyguların bizi hasta etmesine, stresli yapmasına izin vermek büyük hata olur.

Umarım gelecek bugün den daha iyi yarın dünden daha güzel olur.


Haftalık E-Bülten için abone olmayı unutmayın. Seçtiğimiz özel haberleri ilk siz öğrenin.