Üçüncü nesil kahvecilik, üretici ve tüketicilerin, en iyi kahve deneyiminin peşine düştüğü bir kültüre dönüştü. Tohumdan, içime kadar ki tüm aşamalara hâkim olmayı gerektiren bu kültür, yeni talepleri ve kaliteli kahve çekirdeklerinin macerasını başlattı. Yüzyıllardır üretilen ve içilen kahve, çağın değişimlerinden etkilenerek,  yeni nesil bambaşka lezzetlerle entegre oluyor. En iyi filtre kahve için zaman ayıran, en iyi malzemeleri arayıp bulan filtre kahve tutkunları, aynı zamanda demleme işini de zevkli bir ritüele dönüştürür. Kahveyi her nasıl olursa olsun ihtiyaç olarak görenlerle, kahve keyfi yapmak arasındaki temel ayrım da burada başlıyor.  Sizin için de kahve içmek ihtiyaç olmanın ötesine geçtiyse ve bu keyifli ritüelin tadını çıkarmak istiyorsanız, filtre kahve seçmenin inceliklerini öğrenerek işe başlayabilirsiniz.

En İyi Çekirdeğin İzinde

Dünya üzerinde en iyi kahve çekirdekleri ekvatör bölgesine yakın alanlarda Afrika, Güney Amerika ve Asya kıtasının bir kısmında yetişir. Aromalardan alınan lezzet kişiden kişiye farklılık gösterse de bitki köklerinin en iyi verim aldığı topraklar üç kıta ile sınırlıdır. Bu bölgeler yaprakların keyifle beslendiği iklimin de etkisi büyüktür. Brezilya, Guatemala, Etiyopya, Kenya, Kolombiya, Hawaii, Porto Riko ve Kosta Rika gibi ülkelerde toplanan kahve çekirdekleri Dünya’nın en lezzetli kahve çekirdekleri olduğu bilinmektedir. Her damak tadına uygun kahve olması  kahve çekirdeklerinin yetiştirilme tarzı ve iklimi ile alakalıdır. Bu farklı lezzetlerle geniş kitlede damak zevklerine hitap edilir. En iyi filtre kahve sonucunu sağlayan sır, yengeç ve oğlak dönencelerinde yer alan toprakların doğasındadır.

Kendiniz Öğütün: Kahve Çekirdeği Seçimi

Kendi damak tadınıza göre kahve arayışınızı yine kendiniz bulmak istiyorsanız en çok tercih edilen Arabica çekirdeklerinden alarak filtre kahve denemeye başlayabilirsiniz. Öğütülmüş ürünlere göre çok daha taze kalabilen çekirdek kahve; hazırlık, pişirme, demleme ve içim sırasında en yüksek lezzeti almanızı sağlar. Saklama koşullarına direnç göstererek uzun süre küflenmez ve bozulmaz. Öğütülen kahveler ise en geç 1 hafta – 10 gün içerisinde tüketilmelidir. Maksimum süre olarak 1 hafta 10 gün olarak sınırlandırılması tazeliğinin gitmesi ile lezzeti azalabileceği gibi tadınında acımasına neden olacağından böyle bir dipnot uyarısı geçilmektedir. Aynı zamanda, öğütme işlemi kahvenin demlenme şekline göre yapıldığı için, çekirdek formunda aldığınız zaman farklı demleme şekillerine ve zevkinize göre istediğiniz ayarda öğütebilirsiniz. Çekirdeğin dışı tıpkı bir zırh gibi görev yaparak kahvenin tadını ve aromasını korur. Kişisel tercihlerinize göre edindiğiniz ekipmanla en iyi filtre kahve ayarını tutturmak için bazı aşamalarda farklı uygulamalar deneyebilirsiniz.

Ambalaj Seçimine Dikkat

Kahve çekirdekleri, kavurma ve demleme işlemlerindeki ısı etkisi sonucunda karakteristik özelliklerini sergiler. Filtre kahve için çekirdeklerin kavrulma tarihi eskidikçe, tazelik ve lezzet kaybolmaya yüz tutar. Dış etkenlere diğer ürünlerden daha duyarlı olan bu hassas besin maddesi, mutlaka uygun koşullarda saklanarak muhafaza edilmelidir. Oksijen , ısı ve nem ile teması hâlinde aromatik tadını ve tazeliğini hızlıca kaybeder. En iyi filtre kahve en taze çekirdeğin, içime en yakın zamanda öğütülmesi ile elde edilir. Tam tadında ve taze kahve için, vakumlu ve kilitli ambalaj içerisinde satılan ürünler tercih edilmelidir. Kahveyi, aroma düşmanı olarak bilinen ışık, oksijen ve sıcaklıktan korumanın en iyi yöntemi budur. Satın aldığınız ürünleri evinizde porselen, cam veya metal kutularda ancak kapaklarını sıkıca kapatmayı ihmal etmemelisiniz. Ağzı vakumlu kapaklar kullanırsanız ve cam kavanozları ışık görmeyen dolaba yerleştirirseniz, kahvenin tazeliğini uzun süre koruyabilirsiniz..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here