Toplumsal normlar, kişiyi sürekli çift olarak görmeye çalışıyor. Aile, arkadaşlar ve sosyal çevre de bu konuda zaman zaman baskıya varan ısrarlı söylemlerde bulunabiliyor.
Oysa bazen yalnızlık da bir tercih olabiliyor. Tek kişilik hayatında sevdikleriyle birlikte vakit geçirmek kişiyi mutlu edebiliyor.
Türk toplumunun örf ve adetleri ise herkesin evli ve çocuklu olmasının mutluluğun anahtarı olduğunu düşündürüyor. 2000’li yıllarla birlikteyse bu kalıplar kırılmaya başladı.
8. Kendinle Mutlu Olmak
Tek başına bir yaşam kurup, keyi i ve huzurlu bir yaşam süren insanlara rastlamışsınızdır. Çünkü sanılanın aksine her zaman mutlu olmak için bir sevgiliye, eşe ihtiyaç duyulmayabiliyor. Uzman Psikolog B. Asena Soydaş da bu noktadan yola çıkarak, şu bilgileri veriyor: “Bir ilişki içinde olmayan kişinin kendini mutsuz hissetmesi için hiçbir neden yok. Çünkü mutsuzluğu asıl getirecek olan yalnızlık, sosyal bir izolasyonla mümkün.
Kişi, sevdiği ve güvendiği insanlarla birlikteyken kendini iyi ve mutlu hissediyor. Bu durum da sosyal izolasyonu ortadan kaldırıyor. Yani ailesi ve arkadaşlarıyla seyahat etmek, konsere gitmek, yemeğe çıkmak gibi etkinlikler yaparak mutlu olmak için ihtiyacı olan sosyalleşmeyi elde edebiliyor.
Kendini olduğu gibi kabullenme ve özgüven duyma ise her bireyin iç huzuru ile dengesi için kayıtsız ve şartsız sahip olması gereken özellikler. Bunlar olmadan kişi nereye giderse gitsin, kiminle vakit geçirirse geçirsin mutlu ve huzurlu olmayı başaramıyor.”
Yazı: Ayşegül Uyanık Örnekal – Alıntıdır.























