Zamanın akışı o kadar hızlı ki biriktirdiklerimizin farkında değiliz. Bakış açımızı düşüncelerimizi etkileyen her şey zamanla birçok yolun başlangıcını belirliyor.

Eğer fikirleri inanılabilir bulduğunuz için mantıklı ve doğru olarak kabul ediyorsanız, inançlarınız bilginin ötesine geçiyor demektir.

Yani bir fikir konusunda bir inanca sahipseniz, onu pek de araştırmıyorsunuz.

4. Yanılabileceğinizi göz önünde bulundurun.

Geçen yıl Dünya Kupası’nı kimin alacağını biliyor muydunuz? Peki ya Oscar’ı hangi filmin kazanacağını? Ocak ayında hangi hisselerin düşüşe geçeceğini? Bu sorulardan herhangi birine “evet” diyorsanız, geri görüş önyargısına sahipsiniz demektir. Neler olacağını bildiğinizi iddia ediyorsunuz fakat bu iddiayı olay gerçekleştikten sonra dile getiriyorsunuz. Dahası, buna inanıyorsunuz.

Geri görüş önyargısı oldukça karışık bir kavram. Öyle ki; yapılan bir araştırma insanların kendi tahminlerini ya da öngörülerini yanlış hatırladığını gösteriyor.

Şimdi küçük bir oyun oynayalım: Google, Siri ya da Cortana’ya danışmadan söyleyin; Rahibe Teresa’nın kaç yaşında öldüğünü biliyor musunuz? Bir tahminde bulunun ve cevabı kendinize söyleyin. Eğer sizi şu andan tam bir ay sonrasında çağırsam, bir çoğunuz;biraz önce fısıldadığınız gerçek rakam yerine, öldüğü yaşa daha yakın bir rakamı telaffuz ettiğinizi söylerdiniz. Geri görüş önyargısının yarattığı en ciddi problem ise hatalarınızdan öğrenme konusunda başarısız olmanız. Bu huy sizin yaptığınız hataları unutturduğu için aslında anlaşılabilir bir durum.

Kendinize sorun: Geçmişte hangi konularda yanıldınız?